Küçük yaşta babasını kaybeden Bekir, annesi Rabia ve dedesi İlyas ile birlikte kasabanın tuhafiye dükkânını işletmektedir. İlyas vefat edince, üzülmesin diye küçük Bekir'e dedesinin Ay'a gidip Aydede olduğu söylenir. Televizyonda gördüğü bir filmden esinlenen Bekir, bisikletle Ay'a uçup dedesini görmeyi hayal eder. Bu sırada annesi Rabia, ablasıyla çektiği miras kurasını kaybederek hem evlerini hem de dükkânı yitirir ve amansız bir miras kavgasına tutuşur.