İntihar etmeye kararlı olan Bay Badii, Tahran sokaklarında araba sürerek kendisini öldükten sonra gömecek birini arar. Bir Kürt asker, Afgan öğretmen ve yaşlı Türk tahnitçiden ricada bulunur. Yolculuğu sırasında bu insanlardan hayat dersi niteliğinde şeyler öğrenir.